Karasakız, Türkiye’nin üzüm çeşitliliği açısından zengin coğrafyasında öne çıkan nadir ve özel bir üzüm türüdür. Özellikle Bozcaada adasında yetiştirilen bu üzüm, adanın iklim ve toprak özellikleriyle bütünleşerek eşsiz bir karakter kazanır.
Bu üzüm çeşidinin en az 500 yıldır ülkemizde yetiştirildiğine dair kayıtlar bulunmaktadır. Bozcaada’da Kuntra, Gökçeada’da Mavrupalya ve Lapseki ile Çardak’ta Makbule olarak bilinen üzüm çeşidi, genellikle bağ hastalıklarına ve kuraklığa karşı dirençlidir. Eskiden yaygın olarak yetiştirilen ve genellikle kanyak üretiminde kullanılan bu üzüm çeşidi, Geç olgunlaşan bir türdür. Karasakız üzümünden yapılan şaraplar genellikle yumuşak içimli olarak tanımlanır. Kabuğu ince, taneleri büyük ve yuvarlaktır. Çok sulu, tatlı ve etli bir üzüm çeşididir. Orta asiditeye sahip, düşük-orta gövdeli, düşük tanenli ve yüksek alkollüdür. Yapılış şekline göre yaşlandırmaya uygun olabilir.
Karasakız üzümü, 1960 yılında kurulan Çanakkale Tekel Şarap ve Kanyak Fabrikası’nın kurulması ile daha da yaygın hale gelmiştir. Ancak 2007 yılında fabrikanın kapanmasıyla birlikte üzümler köylülerin elinde kalmıştır. Bazı köylere baraj yapılması, üreticilerin su istemeyen asma yerine daha karlı meyveler ekmesine yol açmıştır. Bu nedenle karasakız bağları sökülmüş ve bu üzüm çeşidi Türkiye’nin en hızlı yok olan bağlarından biri haline gelmiştir. Bazı şarap üreticileri, ürettikleri kaliteli şaraplarla Karasakız’a ilgiyi yeniden canlandırmıştır. Günümüzde karasakız şarapları, Türk şarap endüstrisinin önemli bir parçası olup, ülkemizin şarap kalitesini temsil eden ürünler arasında yer alır.