İtalya şarap sınıflandırması, 1950’lerde ortaya çıkan Fransa “appellation contrôlée” yasalarından sonra geliştirilmiş ve 1963 yılında yasallaşmıştır. Yasanın amacı şarapları düzenlemek ve üretimi bölgelere göre ayırmaktır. Bu yasadan önce İtalyan şaraplarının hemen hemen tamamı Vino da Tavola olarak adlandırılan sofra şarapları olarak satılıyordu. Yasallaştıktan sonra sınıflandırma dört gruba ayrılmıştır: Vino da Tavola (“VdT”), Indicazione Geografica Tipica (“IGT”), Denominazione di Origine Controllata (“DOC”) ve Denominazione di Origine Controllata e Garantita (“DOCG”).
Vino da Tavola
Vino da Tavola şarapları, İtalya’nın herhangi bir yerinden herhangi bir üzüm çeşidi ya da çeşitlerinin karışımından oluşabilir. Genellikle sfuso olarak bilinen tipte satılan şaraplardır. Sfuso, tüketici veya restoranların, doğrudan şarap üreticisinden alabileceği şişelenmemiş, toplu veya fıçı şaraplarını temsil eder. Dolayısıyla bu sınıflandırma olarak en alt kademe şarapları temsil eder. Daha doğrusu belirli coğrafi veya sınıflandırma belirlemelerinin standartlarını karşılamayan ve şarabı karakterize edecek bir şarap sınıflandırması bulunmayan şaraplardır. Yine de bazı çok iyi üreticiler bu şarap sınıflandırmasını alırlar; bunun nedeni, şarap üreticilerinin üretimde geleneksel olmayan ve hiçbir sınıflandırmada kategorize edilmeyen üzümleri kullanmalarından kaynaklanır. Çünkü kullandıkları üzüm çeşitleri IGT, DOC ya da DOCG’de yer almaz; bu yüzden oldukça iyi yapılmalarına rağmen VdT şarap sınıflandırması alırlar.
Indicazione Geografica Tipica
Indicazione Geografica Tipica, VdT şarap sınıflandırmasının bir üst kademesinde, DOC sınıflandırmasının ise altında bulunur. 1992 yılında Avrupa şarap sınıflandırmasıyla entegre olabilmek için ortaya çıkmıştır. IGT sınıflandırması bölgeyi temsil eder, üzümlerle ilgili bir kriter barındırmaz. Diğer bir deyişle, IGT şaraplarında kullanılan tüm üzümler, etikette belirtilen bölgeden gelmelidir. IGT şarapları, DOC veya DOCG şarapları gibi etikette resmi bölgenin adını kullanma iznine sahip değildir. Sadece üzüm çeşidinin veya karışımın adını ve daha genel bir coğrafi bölgenin adını kullanabilirler.
Denominazione di Origine Controllata
Bir sonraki özgünlük sınıflandırma seviyesi, Denominazione di Origine Controllata’dır. Her DOC bölgesinin kendine özgü üzüm çeşitleri, maksimum hasat verimleri, alkol oranları ve yaşlandırma gereksinimleri hakkında kuralları vardır ve bu sınıflandırmaya hak kazanmak isteyen üreticiler bu kuralların hepsini yerine getirmek zorundadırlar. Üreticiler, DOC şarap sınıflandırmasını şişelerinde taşımak için her sene tadım komitelerine ürettikleri şarapları gönderip test ettirirler. İtalya’da 300’den fazla DOC sınıflandırma bölgesi bulunur. Günümüzde tüm İtalya’da üretilen şarapların yaklaşık %25’i DOC sınıflandırması adı altında üretilir.
Denominazione di Origine Controllata e Garantita
Denominazione di Origine Controllata e Garantita, ilk olarak DOC’nin bir parçası olarak ortaya çıkmıştır ancak 1980 yılında resmi olarak DOCG sınıflandırması yasallaşmıştır. Bu sınıflandırma özgünlük olarak piramidin en üstündeki şarapları temsil eder. DOC’nin sonuna eklenen “G” yani “garanti” anlamı verir. İtalya’nın en güzel ve en tarihi şarapları bu sınıflandırma altına alınırlar ve DOCG kuralları, DOC’den bile daha katıdır; verimler daha düşük olmalı ve şarapların fıçılarda daha uzun süre bekletilmesi gerekmektedir. Örneğin, bir DOCG Barolo’nun minimum olgunlaşma gereksinimi 36 ay iken, bir DOCG Brunello di Montalcino‘nun minimum olgunlaşma gereksinimi 60 ay olabilir. Günümüzde 70’ten fazla DOCG alanı mevcuttur. Her DOCG şarabı resmi tadım prosedürlerine tabidir.
İtalya’nın şarap sınıflandırma sistemleri, ülkenin zengin şarap kültürünü ve çeşitliliğini korumak ve teşvik etmek amacıyla geliştirilmiştir. Bu sistem, şarap üretiminde kaliteyi sağlamak ve tüketicilere ürünler hakkında güven vermek için önemli bir rol oynamaktadır. Örneğin, DOCG sınıfı şaraplar kendi pazarlarını rahatça bulurken, IGT veya çoğunluğu İtalya içinde satılan VdT gibi sınıflandırma adı altında satılan şaraplar uluslararası pazarda yüksek fiyattan alıcı bulamazlar. Bu yüzden üreticiler, bir yandan DOC veya DOCG sınıflandırma kriterlerine uyum sağlamak için ekstra çaba harcarken, diğer yandan dünya pazarına daha rahat girebilir ve daha yüksek fiyatlardan satış yapabilirler. Bunun yanı sıra, VdT ve IGT sınıflandırmalarına sahip olan üreticiler, özgün şarap üretimi yapmıyorlarsa, daha fazla ancak düşük fiyatta satış yapma stratejisine yönelirler.
Yine de akılda tutulmalıdır ki, piyasada DOCG ve DOC sınıflandırmasına sahip olmasına rağmen, kalite standartlarını karşılamayan veya beklenen standartlara ulaşamayan birçok şarap çeşidi bulunmaktadır. Dolayısıyla, sınıflandırma etiketi taşıyan her şarabın otomatik olarak yüksek kalitede olacağına dair bir varsayım yapmak yerine, her şarabın bireysel olarak incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.
Piyasada yaygın olan yanlışlardan biri, bu sınıflandırmaların kaliteye göre ayrıldığı düşüncesidir. Bu doğru gibi görünse de gerçekleri yansıtmaz. Çünkü piyasada kalitesiz birçok DOC ve DOCG bulunduğu gibi tam tersi olarak birçok iyi üretilmiş IGT ve VDT sınıflandırması altında satılan şaraplar da mevcuttur. Bu nedenle, bu sınıflandırma sistemi daha çok kalite piramidi yerine, özgünlük piramidi olarak tanımlanabilir.